Ev / Blog / Anime Endüstrisinin Karanlık Yüzü
anime-endüstrisi

Anime Endüstrisinin Karanlık Yüzü

Japonya etik dışı ve uzun çalışma saatleriyle tanınıyor. Anime endüstrisiyle ilgili yayınlanan yeni bir çalışma anime endüstrisinin karanlık yüzünü gösterdi.

Etik dışı ve uzun çalışma saatleri denince akla gelen ilk ülkelerden biri Japonya. Hemen herkes metroda uyuyan, yeterince çalışamadığını düşündüğü için intihar eden ve sokaklarda uyuyup kalan Japonların fotoğraflarını internette görmüştür. Yeni yayınlanan bir çalışmaya göre anime sektörü de Japonya’nın bu acımasız iş kültürüne istisna değil.

Günün Yarısını Çalışarak Geçiriyorlar

Japon Animasyon Yaratıcıları Birliği, Janica, içlerinde çizer, yazar, yapımcı ve diğer animasyon çalışanlarının da bulunduğu 382 kişiyle yaptığı çalışmanın sonuçlarını yayınladı. Katılımcıların 312’sinden çalışma saatleri konusunda bilgi alındı. Bu veriye göre, Japon anime endüstrisinde çalışan bir kişi günde ortalama 11,5 saatini çalışarak geçiriyor.

Günde 11,5 saat, ayda 230  saat gibi bir süreye tekabül ediyor. Bu kadar yoğun çalışan kişilerin işe gidip gelme, uyuma ve yemek saatleri de düşünüldüğünde ailelerine ve hatta kendilerine nasıl zaman ayırabilecekleri, böyle bir şeyin mümkün bile olup olmadığı insanı düşündürüyor.

Ücretleri Yetersiz

Bu kadar yoğun çalışan kişilerin motivasyonları ne olabilir diye düşünüldüğünde akla ilk önce belki de iyi para kazandıkları için etik dışı çalışma şartlarına katlandıkları gelebilir. Ancak yapılan çalışmaya katılan 360 kişinin paylaştığı gelir bilgilerine göre, anime endüstrisi çalışanları yılda ortalama 4.4 milyon yen (40.600 dolar) kazanıyor. Ancak bu ortalamayı muhtemelen bazı üst düzey yöneticiler yukarı çekiyor. Çünkü 360 katılımcıdan %40’ı yılda 3 milyon yenin (27.700 dolar) altında kazandığını bildirmiş.

Bu rakamlar Türkiye şartları için orta-üst sınıfın kazandığı meblalara denk gelse de Japonya’nın çok pahalı bir ülke olduğu biliniyor. O kadar ki, pahalılık endeksleriyle ilgili yayınlanan çalışmalarda Tokyo çoğu yıl en pahalı şehir olarak açıklanıyor. Hal böyleyken, anime endüstrisi çalışanlarının iyi standartlarda yaşadığını düşünmek naiflik olur.

Anime Sevgileri İçin Çalışıyorlar

Katılımcılardan bir tanesi içinde bulunduğu maddi ve mental hali şu sözlerle açıklıyor:

“Her gün birikimimden harcıyorum, işimi yetiştirmek için körü körüne koşturuyorum ve kendimi ‘Ben Anime’yi neden seviyordum ki? Neden hala bu endüstrinin içindeyim’ diye düşünürken buluyorum. Artık bu sorulara cevap bulamıyorum. Bu iş bütün mental ve fiziksel kuvvetimi alıyor, ve tabi zamanım ile paramı da.”

Japonya’ya anime endüstrisinde çalışmak için gitmiş yabancı uyruklu bir kişi ise şunları söylüyor:

“Kendi sevdiğim anime serilerinde işe alınamadım. İş programım o kadar yoğun ki pratik yapmak ve çizim yeteneklerimi geliştirmek için yeterli zamanım da yok… Aldığım para az, sigorta ve emeklilik birikimini geçtim.market alışverişlerimi bile zar zor karşılıyorum.”

Türkiye’de De Durum Farklı Değil

Tıpkı Japonya’da olduğu gibi Türkiye’de de dijital dünyada çalışan kişilerin emeklerinin karşılığını alamamaktan şikayetçi olduğunu biliyoruz. Maalesef yaratıcı olan ve hayatını bu meziyetiyle kazanmak isteyen insanlar istisnalar haricinde açlık sınırında olmaya, sanatlarını böyle icra etmeye mecbur bırakılıyor. Japonya’da durum ne kadar kötü olursa olsun, dünya çapında fenomen haline gelmiş olan anime endüstrisinde çalışacak insanlar bulunuyor ve bulunmaya devam edecek. Türkiye’de ise hal bu olduğu sürece, animasyon konusunda daha uzun bir süre iyi yerli yapımlar görmemiz oldukça zor.

Anime endüstrisi konusunda siz ne düşünüyorsunuz? Geek dünyasında neler oluyor bitiyor kaçırmak istemiyorsanız sitemizi ve sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz.

Hakkında Ezgi Çetin

Ezgi Çetin bağımsız bir oyun geliştirici ve Savebutonu yazarıdır. 29 yaşında ve bir kedi annesidir. En sevdiği oyun Tetris.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.