Ev / İncelemeler / Prodeus İnceleme – 90’lar FPS Ruhunun En Modern Hali
prodeus

Prodeus İnceleme – 90’lar FPS Ruhunun En Modern Hali

Prodeus

Prodeus, 90'ların FPS ruhunu en iyi yakalayan oyunlardan biri. Ancak bu zamanın oyunlarının hissiyatını vermek için bazı özelliklerinin biraz fazla benzemiş olması oyuncuları kendinden uzaklaştırabilir.

7.5

Prodeus, modern render programlarına eski zamanların tekniklerini katarak tasarlanmış, aynı anda hem ferah hem de nostaljik hissettirmeyi başaran nadir oyunların en başarılı örneklerinden biri.

Bir Klon mu, Yoksa Nostaljik Bir Deneyim mi?

Prodeus, 9 Kasım 2020 tarihinde erken erişime açılmış yüksek aksiyon, vahşet, adrenalin ve gereğinden çok ama çok fazlasıyla kan içeren bir Bağımsız FPS oyunu. Mike Voeller ve Jason Mojica adlı retro-FPS hayranı 2 arkadaşın bir araya gelmesiyle ortaya çıkan Prodeus’un tek bir amacı var: 90’lar çocuklarının ilk DOOM oynadıkları hissi modern çağa taşımak. Aklınızdan “E iyi de bunu zaten id Software 2016’da yapmadı mı?” gibi sorular geçebilir, haklısınız da. Ancak DOOM 2016’nın amacı nostaljik bir hissiyat vermek değil, oyunun isminin ve oynanışının yeni teknoloji ve olanaklar ile tamamen yeniden tasarlanıp modern çağa adapte edilmesiydi. Prodeus ise tamamen modernize olmaktan çok, sanki klasik 90’lar oyunlarını bir grafik moduyla oynuyormuşsunuz gibi hissettirmeyi amaçlıyor, ve bunda gayet başarılı.

Grafikler

Oyuna girdiğinizde fark edeceğiniz ilk şeylerden biri oyunun ne kadar güzel gözüktüğü. Ancak bunu Frostbite Oyun Motoru görüntüsü güzelliği gibi anlamayın. Son derece yontulmuş, pürüzsüzleştirilmiş bir pixel-art görüntüsü ile Unity Oyun Motoru‘nun ışıklandırmaları birleşerek kendine has, şık bir görüntü ortaya çıkmış. En şaşırtıcı şeylerden biri ise karakter ve silah modellemeleri. Kısıtlı animasyonlara sahip ve neredeyse pikselleri sayılmasına rağmen etraftaki etkenlerle modelleri değişebiliyor. Örnek verecek olursak kolundan hasar alan bir canavarın uzvunun kanlar içinde yok olduğunu, ve sıçrayan kanların silahınızı kırmızıya boyadığını görebiliyorsunuz. Pikselleri sayılan canavarların böyle ayrıntılı modellemelere sahip olması şaşırtıcı ve bir o kadar da yaratıcı bir yaklaşım.

prodeus

Oynanış

Bu oyunun kendine en çok güvendiği alanların ikincisi oynanışı, birincisine birazdan değineceğiz. Hızlı, durmak bilmeyen ama aynı zamanda dikkatli olmanızı isteyen Prodeus tam olarak amaçladığı gibi hem retro, hem de modern bir oynanışa sahip. Karakterimizin hareketi pürüzsüz ve hızlı, ancak atılma ya da çift zıplama tarzında özelliklerimiz yok. Yere yakın durduğumuz ve oradan oraya zıplamadığımız için de canavarların bizi vurması kolaylaşıyor. Oyunun zorluğu tam olarak burada başlıyor. Prodeus’taki canavarların hepsi sizin bulunduğunuz yere değil, gideceğiniz yere göre hedef alıyor. Bu demek oluyor ki sadece etrafta koşarak saldırılardan kaçmak pek de mümkün değil. Daha taktiksel düşünmeniz lazım. Mesela canavarların saldırı animasyonlarını ve zamanlamalarını öğrenip, bir yöne doğru koşuyor gibi yaparak başka bir yere yönelerek kaçabilirsiniz. Kulağa zor mu geldi? Bunu bir de zombilerle savaşırken aynı anda 3-4 menzilli canavar tarafından hedef alınarak yapmaya çalıştığınızı düşünün, işte Prodeus böyle bir oyun.

Hunt: Showdown İnceleme – Av ve Avcı

Ancak oyunun bize merhamet gösterdiği bir nokta var. Eğer ölürseniz ve bir önceki kayıt noktasına geri dönerseniz, öldürdüğünüz canavarlar geri doğmuyor. Yani ne kadar zor olursa olsun arka arkaya deneyerek bir odayı temizleyebiliyorsunuz, ve açıkçası bu da oyunun zorluğunun bir anlamı yokmuş gibi hissettiriyor. Ancak bir anlamı var, ve bu bölüm bitince ortaya çıkıyor. Belirli bir zamanın altında tamamladığınızda, tüm düşmanlar öldürdüğünüzde ve bölümü ölmeden bitirdiğinizde madalyalar alabiliyorsunuz ve en sonunda zorluk seviyeniz de baz alınarak size bir puan veriliyor. Bu puan da dünya istatistikleri arasında bir sıralama edinmenizi sağlıyor. Bu şekilde oyunu oynayanlar arasında bölümü ne kadar iyi oynadığınız hakkında bir fikir edinebiliyorsunuz.

prodeus

Silahlar

Oyunun açık ara en iyi özelliği. Marketteki sayısız FPS oyunları arasında en iyi silah hissiyatına sahip ilk 5 oyundan biri olabilir. Her silah birbirinden güçlü ve farklı, ve her bir merminin arkasında yatan güç iliğinize kadar işliyor. Hatta silah olmasına bile gerek yok, yumruklarınız bile inanılmaz güçlü hissettiriyor. Kaç tane silah var sorusuna gelecek olursak, şimdilik 9 silaha sahibiz. Şimdilik kelimesine dikkat çekmek istiyoruz çünkü oyun erken erişimde ve tamamlanmaya daha çok yolu var. Silah menüsüne girdiğimiz zaman ise her mermi türü için 3 silah bölmesi var. 5 farklı mermi türü olduğunu göz önüne alırsak tam sürümde 15 silah civarı bir sayı görebiliriz. Yetmedi mi? Her silahın bir de ikincil bir ateş seçeneği bulunuyor. Minigun’ınızın namlusunu döndürmek gibi basitlerinden tutun, Plasma Tüfeği’nizin mermilerini çeken manyetik oklar gibi yaratıcı ve kompleks olanlarına kadar birçok seçenek önünüze altın tepsiyle sunuluyor.

Level Editor

Bu bizi en çok şaşırtan şeylerden biri oldu. Oyunun içinde bütün fonksiyonları çalışan son derece derin ve kaliteli bir level editor bulunuyor. Tertemiz bir sayfadan istediğiniz tarzda bölümler yapabiliyor, diğer insanların oynaması ve oylaması için paylaşabiliyorsunuz. İşin güzel tarafı bu oyunu oynayanlar arasında gerçekten yetenekli editörler var. Hatta bazı el yapımı bölümlerin ana hikaye bölümlerinden daha iyi dizayn edildiğini bile söyleyebiliriz. FPS tarihinin en ünlü bölümü olan DOOM E1M1’dan tutun, tamamen yeni ve hatta hikayeye sahip kaliteli bölümlere kadar birçok bölüm bulunuyor ve bunları istediğiniz zaman oynayabiliyorsunuz.

prodeus

Başarılı Olamadığı Noktalar

Ne kadar eğlenceli ve amacına uygun bir oyun olsa da Prodeus’ un çuvalladığı bazı yerler var. Bunlardan en büyüğü ise orijinalliğin olmaması. Oyundaki ana düşmanlar resmen birebir DOOM kopyası. Menzilli ateş topu atan Imp’lerin değişen tek özelliği ismi. Wiki’de Imp yerine Fiend yazıyor başka bir farkı yok. Bloater adı verilen uçan büyük balon gibi yaratıklar ise Cacodemon çakması, hatta DOOM Eternal’ın yeni ek paketindeki güçlenmiş mavi yaratıkları bile kopyalamışlar. Tamam amaçları aslında DOOM gibi gözükmek olabilir, ancak retro-FPS hayranları dışında bu oyuna markette rastlayıp almak isteyen birisi bu oyuna DOOM klonu diyecektir, ve haksız da sayılmaz. DOOM’a gönderme yapmak ve kopyalamak birbirinden çok farklı şeyler, ve Prodeus’un yaptığı maalesef kopyalama kısmına kaçıyor.

Özet

Prodeus biraz garip bir oyun. Tam olarak bir şey söylemek de zor çünkü tam sürümü çıktığında elimizde olacak olan ürün ne kadar farklı olur bilmiyoruz. Ancak şunu söyleyebiliriz ki ne kadar bir DOOM klonu gibi gözükse de, Prodeus amacını hayliyle yerine getirmiş. Oyun hem 90’ların klasikleşmiş oyunlarına selam veriyor, hem de modası geçmiş bir şekilde değil gayet modern bir şekilde önümüze sunuyor. Adrenalini kısmadan tam gaz aksiyonu, zorlayıcı canavarları, ve içinize işleyen silah hissiyatı ile gerçekten de eğlenceli bir oyun. Eğer retro-FPS seven bir insansanız bu oyunu kaçırmamanızı öneririz, ancak erken erişimde olup tamamlanmamış olduğunu da tabii ki hatırlatmak isteriz. Daha önce bu sularda yüzmemiş bir insansanız eğer, biraz daha zaman verip daha sonra bir şans verip vermemek arasında bir seçim yapmanızı öneririz.

Hakkında Sedat Erbey Helvacı

Lovecraftian olan her şeyin hastası. Savebutonu sitesinde kendi çapında yazılar yazıyor, Boğaziçi Üniversitesi'nde İngilizce Öğretmenliği okuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir