Anasayfa > İncelemeler > inZOI Ön İnceleme: Sims’in Tahtına Aday mı?

inZOI Ön İnceleme: Sims’in Tahtına Aday mı?

Hayallerimizdeki hayatları yaşadığımız, en azından karakterlerimize yaşatmaya çalıştığımız yaşam simülasyonlarının şimdilik son ve en iddialı görünen temsilcisi inZOI oyunculara erken erişim sürecinde neler vadediyor gelin ön inceleme ile bir bakış atalım.

Yıllardır kayda değer en önemli temsilcisinin The Sims serisi olduğu yaşam simülasyonu türü haliyle pek çok oyuncunun kafasında bu seri ile özdeş. Ancak inZOI Studio tarafından geliştirilen ve yayıncı koltuğunda Krafton’un oturduğu inZOI arkasına büyük bir beklenti rüzgarı alarak karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Oyunu erken erişim sürecinde deneyimleme fırsatı bulmuş ve kendini bildi bileli yaşam simülasyonları (tamam itiraf ediyorum, çoğunlukla The Sims serisi) ile haşır neşir ben sevgili editörünüze de inZOI ön inceleme yazısı kaleme almak düştü.

Karakter Yaratma Ekranı ile Başlayalım

Unreal Engine 5’in gücünü arkasına alan inZOI etkileyici ve detay seviyesi ile şaşırtan gerçekçi grafikler ile karşımıza çıkıyor. Haliyle bu detaycılık seviyesi ve gerçekçilik karakterlerimizde de kendini gösteriyor. ZOI’lerimizi yaratırken yüzündeki küçücük bir benden tırnaklarının uzunluğuna, göz bebeklerinin şeklinden (evet şeklinden) makyajının en ine ayrıntısına kadar pek çok farklı detaya müdahale edebiliyoruz. Bunun yanında eksikler yok mu, elbette var. Karakter yaratma ekranında en çok dikkatimi çeken eksik kıyafet seçeneklerinin azlığı oldu ancak bunu hem erken erişime, hem de kıyafetler üzerinde dilediğimiz gibi oynamalar yapabilme özgürlüğümüze bağlıyorum. Oyunun hazır sunduğu kıyafetler pek çeşitli olmasa da biraz vakit ayırarak ZOI’nizi bir k-pop yıldızı veya moda ikonu gibi giydirmeniz mümkün. Seçtiğiniz kıyafetin yakasından koluna kadar her şeyi değiştirerek bambaşka bir parça ortaya çıkartabilirsiniz. Kısacası zevkinize uygun bir kıyafet bulamadıysanız ona en yakın giysiyi bulduktan sonra üzerinde kendi değişikliklerinizi yaparak karakterinize “haute couture” bir tasarım giydirebilirsiniz.

inZOI ön inceleme

Karakter yaratma ekranının sunduğu şeyler karakterimizin dış görünüşü ile de sınırlı değil. ZOI’lerimizin kişiliklerine, hayat amaçlarına ve tutkularına da yine bu ekrandan seçiyoruz. Oyun bize toplamda 18 kişilik tipi ve özelliği arasında seçim yapma imkanı sunuyor ve bu kişilik özellikleri karakterimizin davranışlarının bir nevi temelini oluşturuyor. Örneğin girimci karakterler stresle öteki kişilik tiplerindeki karakterlerden daha çok katlanabiliyorlar. Bu karakter özellikleri oyun boyunca ZOI’ler arasındaki iletişimi de etkiliyor. Örnek vermek gerekirse tam da bekleneceği üzere otoriter ZOI’ler ve özgür ruhlu karakterler pek de anlaşamıyorlar.

Karakteri Yarattık, Sıra Başımızı Sokacak Bir Yer Bulmakta

InZOI karakter yaratma ekranındaki çeşitliliği inşa konusunda da sürdürüyor. Yıllarca The Sims’in her bir oyunu başında ayrı ayrı dirsek çürütmüş biri olarak başlangıçta inZOI’nin inşa sistemine alışmak ne yalan söyleyeyim beni biraz zorladı ancak bir kez alıştıktan sonra da devamı çok kolay geldi. Oyun erken erişimde karakterimizi sokaklarına dilediğimizce atabileceğimiz ve birbirinden farklı temalara sahip 3 şehir ile karşılıyor. Benim tercihim şehir yaşantısından yana oldu ancak siz dilerseniz karakterinizi sakin bir sahil kasabasında keyif çatmaya da yollayabilirsiniz. İnşa kısmına geri dönecek olursak inZOI eşyalar konusunda da özelleştirme noktasının üzerine epeyce eğilmemizi sağlıyor. Pek çok farklı eşya arasından dilediğinizi seçtikten sonra bunları dilediğiniz gibi kişiselleştirmeniz mümkün. Örneğin bir yatakta karar kıldıktan sonra malzeme türünden rengine, yatak örtüsünün kumaşından bu kumaşın dokumasına kadar neredeyse her detaya kendi dokunuşunuzu katabiliyorsunuz. Ha derseniz ki “benim o kadar vaktim de sabrım da yok” öyleyse sizi oyunun sunduğu hazır evlere doğru alalım. Şahsen ben öyle yaptım.

inZOI ön inceleme

InZOI’nin en dikkat çekici yanlarından  bir tanesi de oyuna istediğiniz nesneyi ekleyebiliyor oluşunuz. 3D printer sayesinde yüklediğiniz bir fotoğrafı oyun içerisine 3 boyutlu model olarak aktarıp kullanabiliyorsunuz. Buna farklı kıyafet ve aksesuarlardan tutun eş eşyalarına veya süslemelere kadar pek çok şey dahil. InZOI’yi diğer rakiplerinin önüne geçiren en büyük özelliklerden birisi bana kalırsa bu. Ayrıca şimdiden muzip oyuncuların yaratacakları “enteresan” tasarımları da merak etmiyor değilim. Bunun yanında geliştiricilerin de sık sık üzerinde durdukları konulardan biri hareketler ve mimiklerin de videodan oyuna aktarılabileceği ancak dürüst olmak gerekirse bunu denemedim ve nasıl bir performans gösterdiği konusunda fikrim yok.

Peki ZOI’lerimizin Hayatları Nasıl Geçiyor?

Karakteri yarattık, evimizi dayadık döşedik. Sıra geldi kendimizi sokaklara vurmaya. Geliştiriciler her ne kadar The Sims rakibi olmadıklarını söylemiş olsalar da oyuncular olarak pek çoğumuz oyunu pek çok ve haklı sebeple The Sims serisi ile kıyaslıyoruz. InZOI yıllardır alıştığımız The Sims serisine göre çok daha gerçekçi bir ortam sunuyor. Bu gerçekçilik yalnızca karakter görünüşleri veya grafikler ile alakalı da değil. Örneğin bir yerden bir yere gitmek istediğinizde şehrin sokakları arasına karışmak, toplu taşımayı kullanmak gerekiyor. Bunun yanında The Sims serisinin kendine has ve felaketler karşısında kimi zaman sarkastik kalan mizah anlayışı da inZOI’de yok. Her şey çok daha gerçekçi olmasına karşın oyunun derinlerinde bir yerlerde bazı şeylerin havada kaldığı hissinden bir türlü kurtulamadım. Önümde gerçekten yaşayan ve canlı gibi görünen bir dünya olsa da belki erken erişimin azizliğinden olsa gerek o gerçekçilik maskesinin zaman zaman parça parça döküldüğü pek çok yer oldu. Sokaklar dolu görünse de etkileşime girdiğiniz diğer karakterler şimdilik birer robottan farksız hissettiriyorlar. Örneğin diyaloglar. Farklı konularda sohbet etmeye çalıştığımda gerek diyalogların, gerekse de konuşmaların döngüye girdiğini hissettiğim pek çok an yaşadım.

Tüm bunları bir kenara bırakıp standart bir ZOI’nin bir gününden bahsedelim. Karakterlerimiz bekleneceği çok çeşitli ihtiyaçlar ve sorumluluklara sahipler. Örneğin okula giden bir karakteriniz varsa ödevlerinizi yapmalı ve okulda aktif olmalısınız. InZOI bu noktada da The Sims serisinden ayrılıyor. Karakteriniz ofisteyken çalışma alanını dışarıdan izlemek zorunda kalmıyorsunuz ancak bu süreyi pek de aktif geçirebileceğiniz de söylenemez. Ofis çalışanı bir ZOI işe gittikten sonra günün önemli bir kısmını burada harcıyor, bize de bu süreyi ufak tefek şeylere müdahale edebilsek de çoğunlukla oturup zamanın geçmesini beklemek kalıyor. Ancak hakkını da yemeyelim, inZOI bazıları uçuk kaçık (örneğin bir k-pop idolü olabilirsiniz!) bazıları da ayakları son derece yere basan pek çok farklı kariyer yolu sunuyor. Bunlar arasından tam zamanlı veya yarı zamanlı olarak da seçim yapabilir, hatta isterseniz freelance de çalışarak hayatınızı idame ettirmeye çalışabilirsiniz.

Gelelim Son Sözlere

InZOI yaşam simülasyonlarına pek çok farklılık ve yepyeni harika detaylar eklese de erken erişim sürecinde olduğunu sıklıkla hissettiriyor. Oyunun hala pek çok eksiği ve zaman zaman kırıldığı yer olsa da bu sıkıntıların bazılarının tam sürüm ile birlikte çözüleceğini umuyorum. Oyun bu haliyle verdiği pek çok vaadi gerçekleştiriyor, burası net ancak tüm bunları adını koymanın zor olduğu ve hiç de doğal hissettirmeyen bir soğuklukla yapabiliyor. Yine de yanlış anlaşılmasın, inZOI kesinlikle tam potansiyeline ulaştığında başında zamanın nasıl akıp gittiği anlaşılmayan o oyunlardan biri olmaya aday.

Hakkında Beril Özge Danacı

5 yaşında Tomb Raider oynayan annemi gördüğümde bir aydınlanma yaşadım. Annem hala o güne lanet ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir