Ev / Blog / Postal 1 Oynamadan Önce Biraz Düşünün
Postal 1

Postal 1 Oynamadan Önce Biraz Düşünün

Sevgili oyuncular, bu yazımızda Postal 1 hakkında konuşacağız. Çünkü bu oyun benim hayatımı ciddi şekilde değiştirdi. Bu oyundan bahsetmezsem olmazdı.

Postal 1 ve özellikle Postal 2, oyuncular tarafından en çok sevilen oyunlar oldu. Postal 3 diğerlerine kıyasla pek fazla sevilmedi. Hatta Runnig Withs Scissors  da bunun farkında olacak ki kendileriyle dalga bile geçiyorlar. Postal 4: No Regerts ise yakında çıkacak. Bu efsane oyunlardan en korkunç olanı yani Postal 1’i ele alacağız.

Postal 1 Nedir?

Postal 1, Running With Scissors (RWS) tarafından 1997 senesinde geliştirilen bir shooter oyunudur. Oyunun arka planında derin bir hikaye olduğu belli fakat kısaca oyunun amacını söylemek gerekirse şehrin çeşitli bölgelerine gidip orada sivil, polis, haydut (Yılbaşına yakın oyuna Noel Baba ekleniyor.) kim varsa acımadan öldürmek. Belirli bir popülasyon sayısı var ve sizin yapmanız gereken şey o sayıyı sıfıra indirmek. Postal Dude’un söylediği gibi “All must die!” ya da Megadeth’in “Killing Is My Business… And Business Is Good.” gibi. Oyun bu yönüyle oyuncuların dikkatini çekmeyi başardı. Oyun içinde kara mizah ve tarzı espriler de bulunuyor. Oyunda ilerledikçe çeşitli silahlara sahip oluyorsunuz. Oyuncuların dikkatini çektiği gibi bazı devletlerin de dikkatini çekmiş olacak ki oyun, 14 ülkede yasaklanmış ve Amerika’da kara listeye alınmış. Şimdi “Peki bu oyun benim hayatımı neden değiştirdi?” sorusunu yanıtlayacağım.

Postal 1

Postal’ın Karanlık Yüzü

Oyunu benim gibi Postal 2’nin sevimliliğine (!) bakarak aldıysanız, başta büyük bir şok geçireceksiniz. Oyunu açar açmaz yüksek sesli korkunç bir müzik çalmaya başlıyor. Korkunç dediğim de rahatsız edici , ürpertici bir korkunçluk. Bir ekran gelecek karşınıza. Yerde kuru kafalar, arkada bir silüet (Büyük ihtimalle Postal Dude karakterine ait.) sol tarafta çığlık atan, diş etleri iğrenç bir şekilde gözüken bir ağız var.  Üst tarafta da Postal yazısı. Bu ekran bile benim gibi korkak bir oyuncu için yeter de artar da. Benim gibi birisinin günlerce travma etkisinde kalması muhtemel. Ya da ben abartıyorum. Oyunun yükleme ekranları ise daha da rahatsız edici. Arkada rahatsız edici başka bir müzik, rahatsız edici görüntüler ve sanki psikopat birisinin yazdığı şiir gibi metinlerle karşılaşıyorsunuz. Görüntüler, müzikler ve metinler her bölümde daha da korkunç hale geliyor. Anlamadığım şey ise böylesine eğlenceli bir oyunun dehşet verici ögeler içermesi. İşin altında ilginç mesajlar içerdiğini düşünmüyor değilim. Oyuna başladığım günden beridir, gerek rüyalarımda gerekse geceleri bu görüntü ve müzikleri zihnimde görüyor, duyuyorum. Hayatımda çok korku oyunu oynadım ama ilk defa bir oyun (Korku oyunu bile değil üstelik.) beni gerçek hayatta şiddetli bir biçimde korkutmayı başardı. Oynanış olarak hala eğlenerek oynuyorum açmamazlık yapmadım. Oyunun şu an son kısımlarına geldim ve oyuna bakış açım aynı. Hala oyunu açarken veya bölüm atlarken korkuyorum. Ya da rahatsız oluyorum. Hala Postal 1’in korkunçluğu hakkında Reddit gibi platformlarda tartışıyorlar, oyun için teori üretiyorlar. Neredeyse 23 yıl oldu ama hala konuşuluyor bu oyun. İlginç.

“I Regret Nothing.”

Oyunun vereceği etki herkeste aynı olmayabilir. Dediğim gibi belki de ben abartıyorum. Sizler de Postal 1’i oynadıysanız  görüşlerinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz. Herkese iyi oyunlar efendim. Esen kalınız!

 

Hakkında Harun Refik Çiftci

Oyunlarla bir bebekken elime tutuşturulan çakma Nintendo kolu ile tanıştım. Retro oyunlara ve Slasher filmlere hayran bir şahıs. FPS aşığı olduğum doğrudur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.